Qazî Mihemed

Qazî Mihemed / قازی محەممەد, Farsça: قاضی محمد), Kürt lider, devlet adamı ve Mahabad Cumhuriyeti’nin kurucusudur. İran Kürdistan Demokrat Partisi’nin başkanı olarak siyaset yapmıştır. Kürtlerin ilk cumhurbaşkanıdır.

Hayatı

Kadı Muhammed, Mahabad’ın önde gelen Kürt ailelerinden Kadı ailesinden Kadı Ali’nin oğlu olarak doğmuştur. Çocukluğunda Kutabhane denilen din okulunda okumuş, babasından ve evde bulunan kitaplarından temel eğitimini almıştır. Babası, 1920’lerde İran hükümetine karşı isyanı sırasında Simko ile işbirliği yapmıştı ve kardeşi Sadr Qazi, İran parlamentosunun bir üyesiydi. Mahabad Vakıflar Dairesi Müdürlüğünü yaptıktan sonra babasının yerine kadılığına atanmıştır. Babasının ölümünden sonra 1930’larda Mahabad’da hakimliğe aday gösterildi. Kadı Muhammed daha sonra Nisan 1945’te Sovyetler tarafından desteklenen İran’da önde gelen bir Kürt örgütü olan Komala Zhian I Kurd’un bir üyesi oldu. Kısa süre sonra bu örgütün lideri oldu. Muhammed, Ocak 1946’da kurulan ve aynı yılın Mart ayında kamuoyuna ilan edilen Mahabad Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı olarak görev yaptı. Aynı zamanda daha şeffaf bir parti ihtiyacının taraftarları tarafından hissedilmesinden sonra kurulan İran Kürdistan Demokratik Partisi’nin de kurucusuydu (Komeleyê Jiyanêwê Kurdistan, bundan önce gizli bir örgüt olarak vardı). Irak Kürdistanı’ndaki milliyetçi Kürt hareketinin liderlerinden biri olan ve aynı zamanda günümüzde ki Kürdistan Yönetimi’nin kurucusu olan Mustafa Barzani, Mahabad Cumhuriyeti’nin savaş bakanıydı. Kuzeni Muhammed Hüseyin Seyfi Kadı, kabinesinde bakandı. Nisan 1946’da Sovyetlerin desteğiyle Muhammed, Azerbaycan Cumhuriyeti’nden Cafer Pişevari ile bir barış anlaşması imzaladı ve bu anlaşmada her cumhuriyette Azerbaycanlı ve Kürt azınlık haklarının korunacağına dair teminat alışverişinde bulundular. Bir yıl sonra, Sovyetler İran’dan çekildikten sonra, 17 Aralık’ta İran ordusu Mahabad’ı işgal ederek Mahabad Cumhuriyeti’ni yıktı. 31 Mart 1947’de Cumhurbaşkanı Kadı Muhammed ve Savunma Bakanı Muhammed Hüseyin Seyfi Kadı, cumhuriyetin kurulduğu yer olan Çarçıra Meydanı’nda asılarak idam edildiler.

Mahabad Cumhuriyeti

Kadı Muhammed 22 Ocak 1946 tarihinde Çarçıra meydanında, ortamda Kürdistan Cumhuriyeti’ni (Mahabad Cumhuriyeti) ilan etti. Bu olaydan tam 20 gün sonra, 11 Şubat 1946 tarihinde Kürdistan Milli Meclisi (KMM) toplantısı yapıldı.

Aynı gün Kürdistan Millet Meclisi (KMM) Kürtçe’yi devletin resmi dili olarak kabul etti, aynı zamanda “Ey Reqîb” Kürdistan marşı ve Kürt ulusal bayrağı devletin bayrağı kabul edildi, bayrağın şekli: üstte kırmızı, ortada beyaz, altta yeşil, onların üstünde de yirmibir köşeli, sarı bir güneş vardı.

Mahabad Cumhuriyeti’nin bayrağı



Bir süre sonra basın yayın örgütlenmesi yapıldı ve 10 Ocak 1946′da yayın hayatına başlamış olan Kurdistan dergisinin yayına devamına ve Kurdistan adlı resmî bir gazetenin çıkarılmasına karar verildi. Kürdistan Milli Meclisi, aldığı kararlar ile eğitim alanında iyileştirme kararı aldı ve genel ve zorunlu ilk öğretimi tesis eden yasalar çıkardı. Fakir ailelerin çocuklarına para yardımı, giyecek ve ders kitapları verildi. Kültürel çalışmaların önemini vurgulayan meclis, ilk olarak iki Kürt şairin, Hejar ile Hêmen’in şiir kitaplarını devlet matbaasında bastırdı. Kürtçe eğitime başlandı. Hawar ve Hilale adıyla iki yeni dergi yayınlandı. 10 Mart’ta ise Sovyetlerin göndermiş olduğu bir verici istasyonu ile Mehabad Radyosu yayın yapmaya başladı.

Vaziyeti

Kadı Muhammed yazdığı vasiyetnamede Kürtlere birlik ve ittifakı, şu sözlerle tembihlemiştir;

« “Ben ömrümün son saatlerini yaşıyorum. Allah aşkına artık birbirinize düşmanlık etmeyin, birbirinizi destekleyerek düşmana ve zalimlere karşı durun. Kendinizi düşmana bedava satmayın. Kürt halkının düşmanları çoktur, zorba ve acımasızdırlar. Her halkın, ulusun başarı sembolü, birliktir, işbirliği ve dayanışmadır. Birliğini sağlamayan, ittifakı olmayan her halk, her zaman düşmanın baskısına maruz kalır, ezilir.
Kürtlerin, yeryüzünde yaşayan diğer halklardan hiçbir eksiği yoktur. Hatta siz yiğitliğinizle, fedakârlığınızla, baskıdan kurtulan halklardan daha ileridesiniz. Düşman, işinin gerektiği kadarıyla sizi ister ve işi bittikten sonra size hiç acımaz, sizi hiç affetmez. Düşmanlarının zulmünden kurtulan halklar da sizin gibiydiler, ama onlar kurtuluş için birliklerini sağlamışlardı.

Yeryüzündeki tüm halklar gibi artık siz de baskıdan kurtulun. Birlik olursanız, birbirinizi kıskanmazsanız, kendinizi düşmana satmazsanız, siz de kurtulursunuz.” »