Remzi Nafi veya Remzi Nafi Raşid Ağa (Kürtçe: رەمزی نافیع ئاغا Ramzi Nafi‘ Aghâ) (1917-1949), Kürt politikacı ve Kürt milliyetçisi. Irak’ta bağımsız bir Kürt devleti kurmak için Almanlarla beraber, İngilizlere karşı Mammut Operasyonu adı verdikleri bir plan hazırladılar lakin plan başarısızlıkta sonuçlandı ve Nafi İngilizlere esir düştü. Hapiste yapılan işkenceler sonucunda akli dengesini yitirdi ve 32 yaşında hayatını kaybetti. Kürt milliyetçiliğine katkılarıyla Kürdistan’da yüksek bir itibar sahibidir.

Gençlik
Remzi Nafi Erbil’de, Ataulla Ağa’nın sarayında zengin ve saygın bir ailede dünyaya geldi ve Irak’ta tanınan ve her bakımdan saygı duyulan, Memundi denen bir aşirette mensuptu.
İlkokulu yaklaşık altı yıl, ortaokulu da üç yıl Erbil’de okudu. Daha sonra bir yıllığına Kerkük’teki yerel liseye gitti. Kerkük’te Remzi, ideolojisi aşırı sağ olan Hîwa (Umut) partisine katıldı. Nafi daha sonra, Bağdat’ta merkezi bilim odaklı bir liseye gitti.
Daha sonra, liseden mezun olmadan önce, siyasi nedenlerle başkenti terk etmek zorunda kaldı ve Beyrut’a gitti. Ekim 1941’den Mart 1942’ye kadar Beyrut’ta kaldı. Beyrut Amerikan Üniversitesine birinci sınıf öğrencisi olarak girdi ve birçok öğrenci ve öğretim üyesi tarafından İngilizlere karşı çok mücadeleci ve düşmanca bir tavır içinde olarak algılandı. Beyrut’ta, Dr. Kamuran Bedirxan, Nureddin Zaza ve o dönemler Hoybun içinde aktif olan bazı şahsiyetlerle tanışıp, bağımsız bir Kürdistan devleti için çabalayan Kürt milliyetçisi Hoybun Partisine katılmıştır. Başarısı ve Beyrut Amerikan Üniversitesinden aldığı diploma sayesinde Remzi Nafi, Ankara’daki ünlü Türk Ziraat Kolejine nakil oldu.

Mammut Bölüğü
Operasyon Öncesi
1942’de Ankara’ya varışından kısa bir süre sonra Remzi Nafi, bazı tanınmış ve deneyimli askeri taktikçiler, casuslar ve eğitmenlerden oluşan Nazi Almanyası’nın askeri istihbarat birimi olan Abwehr’inin birkaç üyesiyle temasa geçti. Bir kafede Remzi Nafi ile görüştüler ve Kerkük petrol sahalarını işgal eden İngilizlere karşı Kürt ayaklanmaları karşılığında Kürt’lerin birleşmesi için yol haritası benzeri bir plan oluşturma olasılığını tartıştılar. “Yanan Şark Harekatı” olarak adlandırılan plan, biri Irak’ta diğeri İran’da gerçekleştirilecek mevcut ve yeni iki plandan oluşuyordu. Irak’taki plan zaten Adolf Hitler tarafından hazırlanmış ve kişisel olarak onaylanmıştı; Şeyh Mahmud Berzenci’ye atıfta bulunarak “Mammut Operasyonu” olarak adlandırılmakatdır. Plan, Gottfried Müller ve Nazi karşı istihbarat üyelerinin Kürdistan’a inmeleri ve Şeyh Mahmud Berzenci ile yakından bağlantılı aşiretlere İngilizlere karşı ayaklanma emri vermeleriydi. Planın bir diğer amacı ise mümkünse İngilizlere karşı isyanlarından dolayı tutuklu olan Şeyh Berzenci’yi kurtarmaktır. Bu ayaklanma, eğer başarılı olursa, Kürtlere finanse edilen malzeme ve silahların ve Luftwaffe KG 200’ün hava desteğinin yardımıyla, İngilizleri kovmayı amaçlayan, hem Hindistan hem de Filistin’e uzanan topyekün bir Alman işgali ile orantılı olacaktı.
Operasyonun başarısızlığı
Gottfried Müller Nazi Almanyası bayrağına, Remzi Nafi ise Kürdistan bayrağına dokunarak birbirlerine ihanet etmeyecekleri ve birbirlerine sadık kalacaklarına yemin ettiler. Plan yürürlüğe koyuldu lakin görev ilk gün başarısız oldu. Silah ve teçhizat kasaları paraşütle atılırken kayboldu ve grup hedeflenen hedeften 300 km uzağa indi. 12 gün sonra İngilizler herkesi tutukladı. Remzi Nafi ve Alman subayları, İngilizler ve Iraklılar tarafından esir alındı, Nafi çok ağır işkenceler gördü. Alman katılımcılar 1947’de Almanya’daki bir İngiliz askeri kampına gönderildiler ve daha sonra serbest bırakıldılar. Nafi, müebbet hapis cezası aldı. Irak petrolünü Akdeniz’in Hayfa kenti yakınlarındaki rafinerilere taşıyan Kerkük-Hayfa Boru Hattı, Time Magazine tarafından 21 Nisan 1941’de kuzeye giden boruyla birlikte “Britanya İmparatorluğu’nun şahı”[8] olarak adlandırıldı. Kerkük-Tartus Boru Hattı, Batılı Müttefiklerin savaşının belkemiğini oluşturdu ve onların kaybı savaşın gidişatı üzerinde belirleyici bir etkiye sahip olacaktı.

Ölümü
Remzi Nafi, İkinci Dünya Savaşı’ndan iki yıl sonra, 1947’de ağır işkence ve sorgulama sonucu ciddi ruhsal sorunları olduğu için serbest bırakıldı. Muhtemelen zihinsel dengesizliği nedeniyle, hayatının geri kalanını ailesinden uzakta, küçük bir odada geçirdi. Remzi Nafi, 1949 yılında psikolojik sorunları nedeniyle 32 yaşında öldü.
